|
Avrupa'da Kamping |
||||
|
[8]
Metro
hattına dikkatinizi çekmek isterim. Metro hattı, üç yönde şehir
altında geliştirilmiş olup otobüs ve tramvay ile takviye
edilmiştir. Çalışan insanların sabah ve akşam eve ve işe
gidiş gelişleri hiç yorulmadan çok uygun şartlarda oluyor.
Ulaşım araçlarında gördüğümüz çalışan insanlar pek
memnun gözükmüyorlar. Mümkün oldukça temiz giyiniyorlar. Sarı
hatlı metronun (diğerleri mavi ve kırmızı hatlı) son durağı
Cerny Most‘a özellikle gidin. Beş altı adet olan süpermarketleri
gezmek size ilginç gelecektir. Genelde süpermarketler bomboş.
Elinde bir iki gıda maddesi olanlar çoğunlukta. Cerny Most‘un
çevresi, yedi sekiz katlı yüzlerce sosyal blok ile dolu. Burada
yaşayan insanlar açısından bu hizmetin verilmesinden mutlu
oluyorum. Herkese
iş var fakat çok düşük ücret alıyorlar. İnsanlar mutlu gözükmüyorlar
ama hepsinin bir evi, ucuz ulaşım kolaylığı, devamlı sıcak
suları bulunuyor. Eşim
kristal almayı kafasına koyduğundan, Prag'a üç saat uzaklıktaki
Karlovy Vary şehrine gittik. Burada turizm sektörü termal
banyoları ile kristal mamulleri üzerine kurulmuştur. Şehir
merkezine araç girişi yasak olduğundan aracımızı park yerine
bırakarak dolaşmaya başladık. Bir nehir şehri ikiye ayırıyor.
Nehir boyunca mimari açıdan göze hoş gelen tarihi binalar
bulunuyor. Ön cepheleri çok güzel işlenmiş ve boyanmış.
Fakat yan duvarların sıvalarının dökülmüş olduğu görülüyor.
Aynı Prag'da olduğu gibi. Gezi
biraz istirahat ve de bol bol gıda almaktır. Kilolu olanlar için
uzun mecburi yürüyüşlerin sonunda dengeli gıda almaları
onları zayıflatacaktır.
Karlovy Vary Karlovy
Vary'e yanlış zamanda gitmişiz. Pazartesi olduğundan bütün
Avrupa'da olduğu gibi müzeler kapalı. Atatürk'ün balmumu
heykelinin olduğunu öğrendiğimiz müzeyi gezemedik. Atatürk'ün
bir ay kaldığı oteli de bulamadık. Danışma bürolarının
bir kez daha hizmet vermedikleri gördük. Eşim
kristal peşinde koştu. Çok çok pahalı mamullerdi. Gelmişken
bir iki kristal almadan da edemedi. Bu arada tüm kristal mamulü
satan mağazaları gezdik. Çok
güzel kampingimizden ve Prag'dan ayrılma zamanımız geldi. Aç
ve açıkta olmayan ve bize çok az para ile tatil yaptıran Praglılara
teşekkür ederim. Prag
otobanına girerek Brno yolu ile sınır kapısı Mikolov‘dan
Avusturya sınır kapısı Drasenhofen’den Avusturya'ya girdik.
Sınır kapılarında sorun olmadı. Tanrının vaat ettiği,
tabiatın verebileceği en güzel yemyeşil topraklardan ayrılmak
hiç de kolay olmadı. Tanrıya inanmayan insanlara, tanrı tarafından
vaat edilen topraklarda yaşayanlara mutluluklar dilemek bizlere düşüyor. Prag
otobanında sıcaklık 42 derece idi. Gölgede ise 31 dereceydi.
Otobanda dijital olarak bu bilgileri alabiliyorsunuz. Prag, Brno
ve hudut arası olan otoban hiç kaliteli değildi. Kilometreler
boyunca araçların lastiklerinden çıkan "pat pat"
sesleri rahatsızlık veriyor. Çek'lerin tek otobanı burası.
Otoban kartı almadan daha kaliteli yollardan seyahat etmeniz mümkün.
Her zaman yaptığımız gibi Viyana'ya (Wien) akşam saatlerinde
girdik. Viyana'da
dört adet kamping bulunuyor. İnternet aracılığı ile özelliklerini
öğrendik. Kuzeyden şehre girdiğimizde "Danışma" işaretini
görür görmez hedefimiz belli oldu. İşaretler bizi
Floridsdorfe’a götürdü. Neue Donau ve Donau nehirleri arasında,
bir bakıma şehri boydan boya kateden adanın Floridsdorf köprüsünden
adaya dönülen yerinde danışmayı bulduk. Bizlere arzu ettiğimiz
bilgileri ve şehrin krokisini verdiler. Çok güzel çalışan
bir danışma bürosu ile karşı karşıyaydık. Gece için danışma
bürosunun yanında araç içinde kalabileceğimizi öğrendik. Gece
danışma bürosunun yanında araç içinde çok iyi uyuduk.
Havalar da çok iyi gidiyor. Sivrisinek de olmadığından
pencereler açık uyuduk. Sabah danışma bürosundaki ikametgahımızdan
ayrılarak kampinge hareket ettik. Şehir trafiğine takılmadan
kamping alanına geldik. Viyana'da dört kampingin ücretleri de aynı olduğundan şehir merkezine en yakın olan Camping Wien West‘i seçtik.
Gecelik ücret ; Kişi : 70.00 Şilin, çadır 45.00 Şilin. Aracınız için ücret ödemiyorsunuz.
Müthiş
kaliteli bir kamping. Banyo ve mutfak fevkalade. Banyoda devamlı
sıcak su var ve her yer pırıl pırıl. Mutfak da çok rahat.
Yemek pişirdiğinizde yakıt için ücret ödemiyorsunuz. Mutfağın
yanında oturma salonunda da yemeğinizi yiyebilirsiniz. Kampingin
her tarafı çimen ile kaplı ve karavanlı turistler daha fazla.
Ayrıca kamping alanı içinde lokanta da bulunuyor. Orman içinde
hoş bir yer ve burada genellikle Almanlar ve İtalyanlar
bulunuyor. Ayrıca İspanyol ve birkaç Arap ailesi de bulunuyor.
Araplar bile uyanmışlar, lüks otellerde kalmıyorlar. Viyana'yı
gezmek için Turist Seyahat Kartı’nı kampingin yanındaki
sigara bayiinden satın aldık. 72 saatlik kartın bir adeti
150.00 Şilin. Bu arada telefon kartı da aldık, konuşmak zor iş.
72 saatlik kart size çok kolaylık sağlayacak. Şehri istediğiniz
araçla dolaşabilirsiniz. Gezerken yorulduğunuzda atlayın bir
trene veya tramvaya, oturarak gezin. Viyana
metrosunu özellikle öğrenmeye çalıştım ve biz insanların
ne kadar önemli kişiler olduğumuzu anladım. Burada çalışan
insanlar ortalama olarak ayda 15.000 Şilin alıyorlar. Evi ve
arabası olan için iyi bir yaşam sürdürmek mümkün. Sabah
erken kalkarak tarihi ve turistik yerleri gezmeye koyulduk. Öğlene
doğru yemek mevzu konuşulunca eşimin çantasında öğlen için
bir şey olmadığını gördük. İstanbul'dan aldığımız ton
balığı ile zeytinyağlı dolmalar yanımızda değildi. Gezide
bol keseden para harcamamak gerekiyor ama şu anda ne yapabiliriz
ki! Metroda nerede yemek yiyeceğimizi konuşurken yanında bir
bayan olan bir Türk konuşmamızı duyarak bize yardımcı
olabileceğini söyledi, yeri tarif etti. Metroya binerek Südbahnhof‘a
gittik. Tren istasyonundan iki tramvay durağı sonra Lutz mobilya
süpermarketine geldik. Pişmiş tavuk satılıyordu. Süpermarkette
müşteri çekebilmek için uygun fiyatla satılan tavukları
almak için 40 metre uzunluğundaki kuyruğu gördük. Fişimizi
alarak kuyruğa girdik. Yarım pişmiş tavuk 13 Şilin‘di. İlk
defa gerçekten pişmiş ve çok lezzetli tavuk burada yedim.
Tavuk kuyruğundaki insanlar genellikle emekli veya herhangi bir işte
çalışmayan kişiler. Şehir merkezinde aynı tavuk 89 Şilin! Giyim
ve kuşam müthiş pahalı. Zaten özellikle giyim üzerine yurt dışından
herhangi bir şey alınmaz. Viyana görülmeye ve gezilmeye değer
bir şehir. İlgi duyacağınız bir alan veya bir müze muhakkak
bulabilirsiniz. Belvedere‘yi muhakkak gezin. Park kültüründeki
anlayışa hayran kalacaksınız. İtalya'dan
beri içtiğim bir galon şarabım bitti. Bu akşam Tekirdağ rakısını
açtık. Vay yavrum vay! Mis gibi rakı!
Kenti gezerken tunçtan yapılmış bir çok heykel göreceksiniz. Bu anıtlar önünde bol bol fotoğraf aldık, hatıra olarak kalacaklar. Mahler ve Freud‘a ev sahipliği yapan Viyana, tam anlamıyla bir tarih ve kültür cenneti. İlgimizi çeken Kunsthistorisches Museum ve Belvedere Museum‘u severek gezdik. Kunsthistorisches Müzesi’nde 16. ve 17. yüzyıla ait resim örnekleri, çok geniş kapsamlı Brueghel kolleksiyonu ile antika eşyaları görmek mümkün. Belvede Müzesi’nde, Gustav Klimt'in ünlü "öpücük" tablosunu uzun uzun izleyebilirsiniz. Tabii bu arada gençliğinize dönüyorsunuz.
Kunsthistorisches
Museum
Diğer yazılarımızdan ve gelişmelerden haberdar olmak istiyorsanız lütfen TIKLAYIN Düşüncelerinizi, önerilerinizi, isteklerinizi, bilgi ve görüşlerinizi bizimle paylaşmak istiyorsanız lütfen TIKLAYIN
|
© 2002
www.1de1.com