|
Avrupa'da Kamping |
||||||||||||||||
|
[13]
Tatilimizin
son kampingine ve şehrine geldik. İnternet aracılığı ile
bulduğum kamping, hayallerimin üstünde fevkalade bir yer çıktı.
Averno Country Club'da kamping keyfi
Kampingin ismi Averno Country Club Hotel olup karavan ve çadır turizmine elverişlidir. Napoli'de en kaliteli kampingdir ve çam ve geniş yapraklı ağaçların gölgesinde tam olarak dinlenilecek bir yerdir.
Kampingde
iki adet büyükçe havuz bulunuyor. Büyük olanı olimpik ölçülerde
ve soğuk su bulunuyor. Diğer havuzda sıcak termal suyu var.
Sabahları termal sıcak sulu havuzda bir müddet kaldıktan sonra
soğuk su olan havuza girdiğinizde zindeliğinizde büyük değişiklik
olduğunu hissedeceksiniz.
Havuzlarla birlikte klübün görünümü Napoli'ye geldiğinizde kesinlikle İtalyanlar’a benzemeyen insanların bulunduğu bir mekanda bulunduğunuzu zannedebilirsiniz. İnsanları ve araçları ile ayrı bir ülkedeyiz. Şehir içinde yüzlerce araba, içinde vuruk olmayan bir iki araba bulmanız imkansız. Eğer araç vuruk değilse bilin ki bayiinden on beş dakika evvel alınmıştır. Öyle bir araç gördüm ki daha hala için için gülüyorum. Aracının sol ön kapısı sürücü koltuğuna kadar içeri göçmüştü ve sürücü, sağ koltukta oturarak aracını kullanıyordu!
Napoli Roma'nın kuzeyi ayrı bir ülke, güneyi apayrı bir ülke. Napoli'nin, müzelerinden çok, kendi yaşam mekanları müzeliktir. Arka sokaklarında dolaştığınızda yüksek binalarla çevrili dar yollarda, balkonlarında çiçek saksıları bulunan evler ve karşı binalarla iletişim kuran çamaşırlar Napoli'nin gerçeğidir. Napoli, diğer İtalyan şehirlerinden farklı bir çok özelliğe sahip.
Napoli'nin her tarafı pislik ve bakımsızlık içinde. Nedenini kampingdeki komşu karavanda kalan Antonio'dan öğrendik. O, "Napoli’de komünist partisinin çok agresif olduğunu, belediyenin temizlik işçilerinin her toplu sözleşmede çok iyi para aldıklarını, toplu sözleşme bitiminden hemen bir hafta sonra tekrar greve gittiklerini, bu kez direniş sebebini, çöplerin kullanıcılar tarafından çöp sepetlerine atılmaması olarak bulduklarını söyledi. Temizlik işçilerinin çalışmamak için sürekli bahane bulduklarını" ifade etti. Aşağı yukarı yılda bir ay çalışıyorlarmış.
Napoli'den
panoramik bir görüntü Otobüslerin
ne zaman duraklara geleceği belli değil. 1.500 Liretlik bir
biletle birkaç otobüse binerek 90 dakika boyunca aktarma
yolculuk mümkün. Devamlı olarak bilet kontrol memurları ile
yolcular arasında tartışma çıkıyor ve her zaman olduğu gibi
kontrol memurları ceza kesmeden akşama kadar işlerini tamamlıyorlar. Kamping
sahibinin eşiyle tanıştık. İskoç asıllı İtalyan vatandaşı
olduğunu, kızının İstanbul'da Rahmi Koç'un bir firmasında
çalıştığını söyledi. Kampingde tanıştığımız Alman
Rudi ve eşi Margret, yılın sekiz ayını bu kampingde geçiriyorlarmış.
Rudilerin besledikleri 20 adet kedi de kampingde yaşıyor. İyi
para ödediklerinden kamping sahibi kedilere göz yumuyormuş.
Almanya'da çalışan Türkler bakımından dertliler.
"Almanya'da otuz yıl kalan birisinin Almanca konuşamamasını”
bir türlü kabul edemiyorlar. Artık
dönüş zamanı geldi. 10.000 kilometre yol yapmamıza karşılık
motor yağını değiştirmedim. LPG ile çalışan araçlar motor
yağını kirletmiyor. On yıllık aracın hiç yağ eksiltmemesi
de gayet güzel bir olay. Dönüş başladığından hediye alma
faslı da başladı. Eğer, Napoli merkez tren istasyonundan Pompei‘ye gidecekseniz, tren hattının sol tarafında bir saatlik yolculuğunuz müddetince gecekondular göreceksiniz. Hiç şaşırmayın, bu bir Napoli klasiğidir. Napoli'li candan, samimi ve güler yüzlüdür. Eğer çantanızı kaptırmazsanız Napoli'yi çok seveceksiniz. Napoli'yi seven İtalyanları sever.
Tarihi Pompei Şehri
Pompei
yanardağ faciasında heykel haline dönmüş cesetlerden biri Napoli,
gezimizin son durağı olduğundan bol bol havuza girerek ve uzun
tempolu uyuyarak dönüşe hazırlandık. Kampingde çok iyi
dostlar edindik. Son gece Rudi ailesi, İtalyan Luciana ailesi ve
yine İtalyan Alfredo aileleri bizlere akşam yemeği ziyafeti
verdiler. Kamping
ücreti olarak 9 gün için 400.000 Liret ödedik. Süper bir
kamping için bu ücret çok uygun. Hafta sonları kampinge
gelenler günlük olarak 45.000 Liret ödüyorlar. Hafta içi için
bir kişilik giriş ücreti 15.000 Liret. Telefon
ile Bari'den kalkacak feribotun rezervasyonunu yaptırdık.
Yolculuğun gece olmasını tercih ettik. Napoli, Bari arasında
otoban yolundan gittik. Otoban ücreti için 18.000 Liret ödedik.
Bari'ye gelir gelmez biletlerimizi okeylettik. Bari'de, Venturis
Ferries feribot işletmesine ait Athens Express feribotu ile akşam
tam vaktinde saat 20:00 ‘de demir aldık. Hava kararırken
gemiden Bari'yi izledik. Bütün tarihi binaları aydınlatılmıştı. Hava
çok güzel olduğundan, yastık ve uyku tulumu alarak güvertede
uyumaya başladım. Hemen uyumuşum. Eşim ve kızım da pulman
koltuklu salonda uyudular. Bir ara yanıma gelerek "feribot
pulman salonunun çok soğuk olduğunu" söylediler. Yanımda
bir bankta bir müddet uzandılar. Rahat edemediler ve tekrar içeriye
girdiler. Feribot boş sayılırdı. Dört adet otomobil ve on on
beş kadar da tır vardı. Türk tırları da bulunuyordu. Bu tırlar
Bulgaristan ve Romanya'daki soygunlardan ve rüşvet alınmasından
bıkmış olacaklar ki bu yolu tercih ediyorlar. Igomenitza'ya
geldiğimizde gümrük satış merkezinden içki ve sigara almak
istedik. Çok yüksek fiyatlara sattıklarından hiçbir şey satın
almadık. Igomenitza’dan tam çıkışta büyükçe bir market gördük
ve içeriye daldık. Hanımın tencere derdini hallettik. Buradaki
mallar uygun fiyatta ve kalitedeydi. Hijyenik malzemelerin de çok
ucuz olduğunu görerek epeyce mal aldık. Igomenitza
ile Tirikali arasındaki dağlık inişli çıkışlı yolu beş
saatte aldık. Larissa - Selanik arasındaki otobandan yolumuza
devam ettik. Tatilin bitmesinde de ayrı bir güzellik hissetmeye
başladık. Selanik'e 25 kilometre kala karşı tarafta olan Shell
bezin istasyonuna girerek LPG aldık. Yollarda
hiç durmadan 30.Ağustos.2001 ‘de
saat 03:30 ‘da Yunanistan gümrüğüne geldik. Kısa sürede
resmi işlemlerimizi yaptılar ve "karşı tarafa geçebilirsiniz"
dediler. Türk
gümrüğünde büyük bir kargaşa var. Yüzlerce Türk işçisi
çıkış muamelelerini yaptırmalarına rağmen, yoğun araç yüzünden
geçici olarak sınırı kapattığından sınırda araç yığılması
oluyor. Yunanistan tarafında da yoğun çıkış muayenesi vardı.
Çıkan işçileri çok sıkı kontrol ediyorlar. Bu bakımdan işlemler
yavaş sürüyor. Özellikle Alman plakalı araçları çok sıkı
denetliyorlar. Türk gümrüğünde işlemlerimiz gayet çabuk
oldu. Tekelden Ballıca sigarası alarak Türkiye'ye girdik. Bu
kez işçi araçları geri dönüş yapıyorlardı. Gümrük sahasından
İpsala'ya kadar on kilometrelik araç kuyruğu vardı. Aşağı
yukarı iki ay süren gezimizde geride kalan bilançoyu çıkarmak
istiyorum.
Yukarıda
belirtilen masraflara ilave olarak, Türk Turing Kulübünden
temin edilen trafik sigorta poliçesi, triptik ve beynelmilel
ehliyet ücretleri için 160 Dolarlık ek ödeme bulunuyor. Diğer
yandan Yunanistan Konsolosluğu’ndan aldığımız vize için de
kişi başına 50 Dolar ödeme yaptığımızı belirtmek isterim. En iyi geziler sizin olsun, gelin sizde böyle bir geziye katılın.
Diğer yazılarımızdan ve gelişmelerden haberdar olmak istiyorsanız lütfen TIKLAYIN Düşüncelerinizi, önerilerinizi, isteklerinizi, bilgi ve görüşlerinizi bizimle paylaşmak istiyorsanız lütfen TIKLAYIN
|
||||||||||||||||
© 2002
www.1de1.com